Tüm dünyanın “Yoldaki Mühendis” kod adı ile tanıdığı Bergusi, Kassam tugaylarının en önemli komutanlarından biridir. 1979 yılında Filistinli bir ailede dünyaya geldi. Kuveyt’te büyüdü ve üniversiteye kadar olan eğitimini burada aldı; çeşitli dövüş sporlarını ve silah kullanmayı burada öğrendi. Namazı, ibadetlerin önemini ve Filistin’e dair dava bilincini de Kuveyt’te iken küçük yaşlarda kazandı. Ayrıca elektronik aletler satan amcası Ebu Ahmet’in yanında çalışarak elektronik ve mekaniğe olan yeteneğini de keşfetti.
Körfez Savaşı sonrasında ailesi ile Ürdün’e taşındı. Sonrasında da çeşitli zorluklar altında Güney Kore’ye gitti. Güney Kore’de bir fabrikada çalışarak geçimini sağladı ve elektromekanik dersleri aldı. Bu süreçte de Filistin’deki gelişmeleri ve oradaki akrabalarından gelen haberleri yakından takip etti. Kendisini bir komutan olmak için gereken tüm uzmanlıklarda geliştirdi, kesin nişancılıktan tekvandoya kadar pek çok alana hakimdi.
Koreli bir hanım ile evlendi ve burada iken ülke içi bir mesele sebebiyle tutuklandı. Yemen Büyükelçiliği müdahalesi ile Ürdün’e geri döndü. Çocukları olmaması sebebiyle eşiyle ayrıldılar ve Filistinli bir hanımla ikinci evliliğini gerçekleştirip Filistin’e yerleşti. Filistin için mücadele etmek adına Kassam tugaylarına katıldı. Filistin halkı onu ünlü komutanları Yahya Ayyaş’ın mirasçısı olarak gördü ve “Gölgelerin Prensi” olarak tanımladı. Zira Ayyaş da kendisi gibi mühendisti.
“Yoldaki Mühendis” kod adı ilerde sayısız başarılı operasyon gerçekleştirdi. 5 Mart 2003’te, o esnada 3 yaşında olan kızı Tâlâ ile beraber arabasındayken İsrail askerleri tarafından tutuklandı. Yaşı çok küçük olan ve babasının tutuklanmasına şahit olan kızının sorduğu “Sen kimsin baba?” sorusuna cevap olarak kaleme aldığı mektuplar “Yoldaki Mühendis” kitabını oluşturuyor. 2003’ten bu yana tek kişilik hücresinde, kendisinin “kabrim” olarak tanımladığı hapishanede tutulmaktadır. Çeşitli işkence ve zulümlere maruz kalsa bile davasından vazgeçmeyen, silah ile olmasa bile kalem ile davasına destek veren Bergusi; hapiste iken onu tanımamıza vesile olan 17 kitabını kaleme almıştır. Kendisinin ifadeleri “Çoğu zaman karanlıktan ötürü yazamıyorum. Beni yazmaya iten etken ise direnişin kalemini tutma ve buradan dahi olsa direnişe ve İslam’a hizmet etme isteğidir.” şeklinde tanımlar yazma tutkusunu. Ayrıca şunu da ekler mücadelesine “…şartlar ne olursa olsun, bu can bu bedende olduğu müddetçe direnişime devam edeceğim. Olur da ruhum bedenimi terk ederse şehit; yok bedenimde kalmaya devam ederse yine şehit olurum. Ama ilkinden farklı olarak ‘Yaşayan Şehit’ olurum.”
Her hâli ile şehadeti temsil eden ve davasına daima sadık olan adamın, çokça sevdiği Filistin’in özgür olduğunu görebilmesi duasıyla…
YAZAN: Cemre Çakır

Leave a Reply