Razan Al-Najjar | Portre

Razan Al-Najjar | Portre

Razan Al-Najjar, beyaz hemşire önlüğüyle, Gazze’nin kan ve duman kokan topraklarında hayat kurtarmaya çalışan bir “merhamet savaşçısı”ydı. 1997 doğumlu genç bir sağlık çalışanı olan Razan, İsrail ablukası altındaki Gazze’de büyümüş hem işgali hem yoksulluğu hem de onurla örülmüş bir direnişi küçük yaşlarda tanımıştı. Tüm zorluklara rağmen hayatını başkalarının hayatına adayan bu genç kadın, henüz 21 yaşındayken bir kurşunla şehit düştü — ama geride sadece bir cenaze değil, dünyaya “vicdan” diye haykıran bir sembol bıraktı. 

Razan, 2018 yılında Gazze sınırında başlayan Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü protestolarında gönüllü bir ilk yardım görevlisi olarak görev alıyordu. Her hafta düzenlenen bu protestolarda, İsrail keskin nişancılarının hedefi olan yüzlerce yaralıya müdahale ediyordu. Onun çantasında silah yoktu, sadece sargı bezi, gazlı bez, sevgi ve dua vardı. “Ben siper değilim. Ben bir sağlık çalışanıyım,” diyordu. Ama 1 Haziran 2018’de, hedef alınarak vurulduğunda, tüm dünyaya şu mesajı bıraktı: “Filistin’de insan olmak da hedefte olmak demektir.” 

Uluslararası hukuk kurallarına göre savaş ve çatışma bölgelerinde sağlık çalışanlarının korunması gerekirken, Razan’ın öldürülmesi bu ilkenin Filistin’de nasıl sistematik olarak ihlal edildiğinin bir göstergesi oldu. Vurulduğu an tanıklar, onun ellerini havaya kaldırarak “Yaralı var!” diye bağırdığını söylüyordu. Ancak buna rağmen göğsünden vurularak yere yığıldı. Beyaz önlüğü kana bulandı ve o an, Filistin davasının vicdanlara kazınan başka bir sembolüne dönüştü. 

Genç yaşına rağmen, baskı ve geleneksel engellere rağmen mesleğini tutkuyla icra ediyor, sınır hattında erkek egemen ortamlarda dimdik duruyordu. “Kadınlar toplumun değişim gücüdür,” diyordu bir röportajında. Razan’ın mücadelesi, hem İsrail işgaline hem de toplumsal sınırlamalara karşı çok katmanlı bir direnişti. 

Bugün Razan Al-Najjar’ın adı, Gazze’deki hastane duvarlarında, sınır hattında kurulan ilk yardım çadırlarında, dünyanın dört bir yanında düzenlenen Filistin dayanışma etkinliklerinde yaşatılmaktadır. Onun beyaz önlüğü, artık sadece bir sağlık simgesi değil; adalet, umut ve dirençle bezenmiş bir bayraktır. 

Razan, sadece bir hemşire değildi. O, Filistinli kadınların cesaretinin, özverisinin ve onurunun da bir temsilcisiydi. Sadece Filistinlilerin mi? Hayır… dünya hayatı boyunca kadınların kısıtlı şartlarda zoru başarmış olan, Ortadoğu’nun ve Avrupa’nın hatta dünyada ismi dahi duyulmamış yerlerin ikamelerinde mücadele veren tüm kadınların hikâyesidir. 

Leave a Reply

Your email address will not be published.