Dünya tarihi; kendi konfor alanını terk edip başkalarının acılarına ortak olmayı seçen ve adaleti coğrafi sınırların ötesinde arayan cesur insanların hikâyeleriyle doludur. Onlar, mazlumların uğradığı zulme sessiz kalmamayı tercih eden insanlığın ortak vicdanıdır. Bu tanım, yaşantısını adadığı mücadelesini Batı Şeria’da bir zeytin ağacının gölgesinde noktalayan Ayşenur Ezgi Eygi’nin hikâyesidir. Adalet arayışıyla geçirilmiş bir ömürdü onunki.

Mavi Marmara ve Abluka Krizi: Uluslararası Sular, Uluslararası Suçlar | KÖŞETAŞI
Uluslararası hukuk ve deniz hukuku tarihinde önemli bir kırılma noktası teşkil eden Mavi Marmara olayı, devletlerin açık denizlerdeki yetkileri, kuvvet kullanma sınırları ve insan hakları ihlalleri konularını küresel ölçekte tartışmaya açmıştır. İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı abluka politikasına dikkat çekmek ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan sivil bir filoya uluslararası sularda yapılan askeri müdahale, ardında derin hukuki ve siyasi krizler bırakmıştır.

Kudüs’ü Fethedenle Kudüs’ü Koruyan: Aynı İsmin Taşıdığı Bir Miras | KÖŞETAŞI
Tarih sayfalarını biraz karıştırıldığında, kimi isimlerin yalnızca bir tercih değil, bir anlam sürekliliği taşıdığı görülür. Hayatın tesadüflerden çok tevafuklara yer verdiğinin idraki bazı figürlerde daha belirgin hale gelir. Hamas’ın askeri kanadı İzzettin El Kassam Tugayları sözcüsü olarak tanınan Ebu Ubeyde de bu isimlerden biridir. Asıl adı Huzeyfe Abdullah El Kahlut olan Ebu Ubeyde’nin neden bu mahlası tercih ettiği sorusu, yalnızca kişisel bir tercih değil, tarihsel ve sembolik bir bağlamı da içinde barındırır.

5 Kırık Kamera | FİLM İNCELEMESİ
Belgesel, Filistinli çiftçi Emad Burnat'ın Batı Şeria'da bulunan Bil'in köyünde yaşadıklarını, kırılan beş farklı kameranın tanıklığı üzerinden birinci elden izleyiciye aktarmaktadır. İsrailli yönetmen Guy Davidi ile birlikte hazırlanan yapımda Emad, 2005 yılında oğlunun doğumunu ve köy yaşamını kayıt altına almak amacıyla eline aldığı kamerayla zamanla bambaşka bir role bürünür. İsrail'in yerleşim politikalarını, Filistinli köylülerin pasif direnişini ve İsrail ordusunun müdahalelerini belgeleyen bir tanığa dönüşür. Belgeselin anlatısı da kırılan her bir kamerayla birlikte mücadelenin farklı bir dönemini gözler önüne sermektedir.

Kudüslü Kadınların Sessiz Direnişi: Mescid-i Aksa’nın Müdafileri | KÖŞE TAŞI
Kudüs’ü anlamaya çalışmak, insanın kendi kalbinin en kuytu, en savunmasız köşelerine doğru çıktığı uzun ve meşakkatli bir yolculuğa benzer. Bu şehirde taş, yalnızca üst üste dizilmiş bir yapı malzemesi değildir; her biri binlerce yıllık duaların, gözyaşlarının, yarım kalmış niyetlerin ve ertelenmiş umutların izini taşıyan canlı bir hafızadır. Kudüs’te taş konuşur, duvar şahitlik eder; kapılar ise insanın yüzüne değil, niyetine bakar.

Sürgünde Estetik Bir Direniş: KEMAL BOULLATA | PORTRE
Filistin modern sanatının envanterini çıkaran ve yok sayılmak istenen bir kültürel mirası geometrinin sarsılmaz disipliniyle kayıt altına alan Kamal Boullata; sadece bir ressam ve yazar değil, sürgündeki bir halkın görsel hafızasının mimarıdır.

200 Metre (200 Meters) | FİLM İNCELEMESİ
Filistin asıllı Ameen Nayfeh tarafından yazılan ve yönetilen bu film sımsıcak bir yuvada, 2 kız 1 erkek çocuğunu canından çok seven bir babanın (Mustafa) bulunduğu evde başlıyor. Bu sıcak yuvanın dışına çıkıldığı an “Ayrım Duvarı”nın da etkisiyle ailenin adeta bir açık hava hapishanesinde yaşadıkları göze çarpıyor.

Filistin’in Aslanı Abdülaziz er-Rantisi | PORTRE
23 Ekim 1947’de, Yafa yakınlarındaki Yebna’da dünyaya gözlerini açtı. 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında henüz altı aylık bir bebekken, ailesiyle birlikte doğduğu topraklardan koparılarak Gazze’deki Han Yunus Mülteci Kampına hicret etmek zorunda kalır.

Filistin’in Geleneksel Kıyafetleri ve Direnişin Sembolleri | Kültürel İnceleme
Filistinliler Nekbe Günü’nden (Filistinlilerin İsrail’in kuruluş tarihini “büyük felaket” olarak adlandırdıkları tarih) bu yana topraklarına yapılan bu işgali protesto etmek amacıyla direnişlerini; kültürlerine, müziklerine, halk oyunlarına ve geleneklerine yansıtmaya başladılar. Onlar için desenlerin ve renklerin yüklendiği anlam, en az Filistin tarihi kadar köklü olmalıydı. Bu geleneksel mirası birbirlerine aktarırken kumaşların, desenlerin ve renklerin de bir dili olmalıydı. Zira Filistin ve Kudüs konuşan taşların ülkesiydi. Orada zulme uğramış her şey bir direnişi temsil etmekteydi.

BURAK DUVARI | Şehirden İzler
Kudüs’ün kalbi Mescid-i Aksa’nın batı sınırını teşkil eden Burak Duvarı, sadece taştan bir yapı değil, İslam tarihinin en önemli mucizelerinden birinin yeryüzündeki nişanesidir. Müslümanlar için bu duvar, “İsra ve Miraç” mucizesinin ayrılmaz bir parçası ve Filistin toprağındaki İslami vakıf mülkiyetinin en somut belgesidir.
